’AB’nin reform sürecindeki tetikleyici konumu yadsınamaz’

İKV Başkanı Zeytinoğlu, "Türkiye’nin dış ilişkilerine dengeli yaklaşması gerekiyor. Ancak farklı ülke grupları ile geliştirilecek tüm ilişkilerin dışında AB ile ilişkilerimiz özel bir önem taşıyor. İhracatımızın yüzde 48’ini yaptığımız ve yüzde 70’in üzerinde yabancı yatırımların kaynağını oluşturan bir birlik olarak, AB’nin kalkınmamızdaki önemi ve reform sürecindeki tetikleyici konumu yadsınamaz. Soğukkanlı ve akılcı davranarak, AB ile ilişkilerimizi rasyonel ve dinamik bir temele oturtmalı ve etkin bir strateji kapsamında ilişkilerde yeni bir ivme yaratmalıyız" dedi.

’AB’nin reform sürecindeki tetikleyici konumu yadsınamaz’

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile dış ticaretinin devamlılığı için yeni stratejilerin gerektiğini belirterek, "Türkiye’nin dış ilişkilerine dengeli yaklaşması gerekiyor. Ancak farklı ülke grupları ile geliştirilecek tüm ilişkilerin dışında AB ile ilişkilerimiz özel bir önem taşıyor. İhracatımızın yüzde 48’ini yaptığımız ve yüzde 70’in üzerinde yabancı yatırımların kaynağını oluşturan bir birlik olarak, AB’nin kalkınmamızdaki önemi ve reform sürecindeki tetikleyici konumu yadsınamaz." ifadelerini kullandı.

Zeytinoğlu yazılı açıklamasında Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye ile müzakerelerin geçici olarak askıya alınmasına ilişkin tavsiye kararının Türkiye’nin uygulayacağı mantıklı bir stratejiyle ülkenin lehine çevrilebileceğini savundu.

AP’nin kararının bağlayıcı olmadığını anımsatan Zeytinoğlu, "Karar ilişkilerin sağlığı açısından soru işaretleri doğmasına neden oldu. İlişkilerdeki bu kötüye gidişin geri çevrilmesi gerekli. Türkiye’nin AB perspektifini kaybetmesine ne Türkiye ne de AB izin veremez. Nitekim Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker, Almanya Başbakanı Merkel ve Yunanistan Başbakanı Çipras’ın yaptıkları açıklamalar AB’de de bu yönde bir görüşün ağırlık kazandığına işaret ediyor. Komisyon Başkanı Juncker’in AB’nin mülteciler konusunda Türkiye’ye ders vermekten kaçınması gerektiği yönündeki sözleri dikkate alındığında, Komisyon’un Parlamentodan farklı bir şekilde konuya yaklaştığı görülüyor." bilgilerini verdi.

AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin sadece mülteci anlaşmasının devamı için değil, enerjiden dış politikaya ve güvenliğe kadar birçok ortak konuda iş birliğinin sağlanması açısından önemli olduğunu belirten Zeytinoğlu, "Türkiye’nin AB’ye daha fazla entegre olması için iletişim ve müzakere kanallarının açık olması lazım. AP kararına rağmen, AB Konseyi müzakereleri askıya alma yönünde bir karar almayacaktır. Sürecin geldiği bu aşamada yeni bir ivmeye ihtiyaç var. Türkiye’nin AB sürecini tıkanıklıktan çıkaracak yeni bir ivmeye ihtiyaç var." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik zorlukların AB çıpasının önemini her zamankinden fazla artırdığına işaret eden Zeytinoğlu, bu süreçteki tıkanıklığın aşılması için yeni bir stratejiye ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.


"Diplomatik düzeyde düzenli temas gerekli"

Zeytinoğlu, üyelik hedefinin yakın gelecekte gerçekleşmese de yeterli koşulların olgunlaşmasına bağlı olarak saklı tutulmasının gerekliliğine dikkati çekerek, strateji önerilerini şöyle paylaştı:

"Kıbrıs’ta çözümün desteklenmesine yönelik olarak AB’nin devreye girmesi, Türkiye’de AB kriterleri ekseninde reform hamlesinin canlandırılması, Türk vatandaşları için vize serbestliğinin en kısa zamanda gerçekleştirilmesi, gümrük birliğinin modernizasyonu sürecinde müzakerelere başlanması, mülteci iş birliğinin devamı, üst düzey ekonomi, enerji ve siyasi diyalog mekanizmalarının devamlılığının sağlanması, müzakere sürecinde blokajların kaldırılmasına yönelik bir ivme yaratılması, Türkiye ve AB arasında teknik ve diplomatik düzeyde düzenli temas ve danışma sürecinin süreklilik kazanması ve sivil toplum diyaloğu mekanizmasının güçlendirilmesi gerekmektedir."

Türkiye’nin AB içindeki değişimleri yakından izleyerek alternatif stratejiler geliştirmesi gerektiğini aktaran Zeytinoğlu, "Türkiye’nin dış ilişkilerine dengeli yaklaşması gerekiyor. Ancak farklı ülke grupları ile geliştirilecek tüm ilişkilerin dışında AB ile ilişkilerimiz özel bir önem taşıyor. İhracatımızın yüzde 48’ini yaptığımız ve yüzde 70’in üzerinde yabancı yatırımların kaynağını oluşturan bir birlik olarak, AB’nin kalkınmamızdaki önemi ve reform sürecindeki tetikleyici konumu yadsınamaz. Soğukkanlı ve akılcı davranarak, AB ile ilişkilerimizi rasyonel ve dinamik bir temele oturtmalı ve etkin bir strateji kapsamında ilişkilerde yeni bir ivme yaratmalıyız." diye devam etti.


Kaynak: Yeni Akit

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.