Yeme Bağımlılığı


Psk. Dr. Meltem ÖZKANDAN

Psk. Dr. Meltem ÖZKANDAN

Okunma 13 Şubat 2017, 15:20

Tarihler boyu insanoğlunun, özellikle kadınların en önemli psikolojik ve beslenme sorunu yeme bozukluğudur.Scripps Araştırma enstitüsü, Mart 2010 yılında bir araştırma sonucunda, pastırma, sosis, çikolata ve cheesecake’den oluşan yağ ve şeker oranı yüksek gıdalarla beslenen farelerde resmen yeme bağımlılığı oluştuğunu tespit ediyor.Bunun daha ilginç olan yanı uyuşturucu bağımlılığı ile aynı belirtileri gösteriyor olması.
Psikolojik açıdan bu durumu şöyle özetleyebiliriz; beynimiz ağır tahrik altında kaldığında daha önce keşfetmiş olduğu rahatlama yöntemlerinin üstüne daha fazla gidiyor. Çünkü güzel koku ve tat içeren gıdalar haz duygusu yaratıyor.
Yeme davranışının okul öncesi dönemin sonlarına doğru tamamlandığı tahmin edilmektedir. Bu dönemde meydana gelen özellikle de ilişkisel travma ve takılmaların yeme davranışında sorunlar yarattığı öncüler tarafından kabul edilmektedir. Freud, beslenme içgüdüsünün bozulmasının bireyin cinsel uyarılma ile başa çıkamamasına bağlı olduğuna ifade etmektedir. Erken çocukluk döneminde ebeveynler ya da bakım veren kişilerle yaşanan ilişkisel sorunların kendiliğe dair yetersizlik duygusu ve anksiyete yarattığı; bu anksiyete’yi azaltmak için kişinin bir başa çıkma yöntemi olarak yeme davranışına yöneldiği düşünülmektedir.
Çocuklukta bazı duygularla başa çıkmak için yemenin haz veren duygularını öğrendiğinizde, yetişkin yaşamın artan duygu çeşitliliği ve mücadele alanları karşısında savunmasız hissederek yeme davranışına otomatik olarak yönelmeniz kaçınılmazdır.
Üstelik, yemek yiyerek rahatlayabileceğini düşünen kişiler, yoğun duygular karşısında atıştırma eğilimi daha fazla sergilemektedir. Ancak erken çocukluk dönemi travmaları ve duygularla başa çıkmak için yiyecekleri kötüye kullanma tek başına yeme davranışındaki bozulmayı açıklamaz.
Bu bilgiler ışığında günümüz yaşantısında insanların toplumsal sorunlar karşısında ve beşeri ilişkilerdeki travmatik durumlarından ötürü daha fazla yeme bozukluğu yasadığı tespit edilmektedir.En cok karşımıza çıkan stres kökenli olsada yeme bağımlılığının bir çok alt nedeni vardır.’’Yeme bozukluğu’’ ile ‘’Yeme bağımlılığı’’ arasındaki farkı karıştırmak bizi dahada depresif bir sürece sokabilir.
Peki, kendimizi nasıl gözden geçirmeliyiz? Yeme bağımlısımıyız?
Gün içersinde aralıksız yemek düşünüyorsak; Örneğin sabah kahvaltısından sonra bir sonraki öğünden önce ara öğünü bile bekleyemiyorsak, biriyle sohbet ederken yemekleri hayal ediyorsak, yürürken, çalışırken, konuşurken kısacası günlük hayattaki faaliyetlerimisin içinde aklımız hep yemek ve hayalinde ise evet yeme bağımlısıyız demektir. Yemek bağımlılığı, toplum tarafından pek dikkate alınmaz. Hatta yemeyi seviyor gibi söylemler ile karşılaşırız.Halbuki hayati tehlike arz eden durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle; Yeme Bağımlılığı ciddiye alınarak uzman diyetisyen, psikiyatris ve psikologun ortak çalışmaları gereken bir konudur. Ruhsal ve fiziksel sağlığın arasındaki ayrılmaz bütünleşik bağı gösteren bir travmadır. Fiziksel sağlığın sürekli olabilmesi için ruhsal durumun da düzeltilmesi gerekir, aynı durum tersi için de geçerlidir.
Eğer yeme bağımlısı iseniz en kısa zamanda daha sağlıklı yaşama adım atmanız dileği ile.
Sevgi ile kalın.
Psk.Dr Meltem ÖZKANDAN
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.